HAYÂL HEYBESİ

Pazar, Kasım 22, 2009

BİR ZAMANLAR

Cezbeye tutulmuş bir derviş idim
Bir zamanlar aşkın semagâhında
“Bu dert beni iflâh etmez” demiştim
Kulundum, kölendim aşk dergâhında

Kalem aşkla yazdı, kelamım sustu
Kelimeler firari, gönlüm mahpustu
Sırrına eremedi, korktu ve pustu
Bu aşk gecesinin dert sabahında

Şimdi bu can yüktür , bu fani tene
Bin kez vuruldu ya, doğruldu yine
Ölmedim zalim yâr elinde bile
Gönüllü tek erim aşk karagâhında
posted by Hayâl at 1:58 PM 1 comments

İNFİLÂK

Buğulu kirpiklerinden kurşunlar damlıyor,

Yüreğimin cephaneliğine.

Şimdi tam infilak zamanı,

Kalemim susma , söyle….
posted by Hayâl at 1:56 PM 0 comments

Çarşamba, Eylül 30, 2009

.....




“Ben ne çok hata yapmışım meğer
Gözüm kapalı bakmışım meğer
Yıllar geçmiş ben saymışım meğer
Dostum sanıp aldanmışım meğer….”


Ah bu şarkılar…En olmadık zamanlarda gönlümün bamteline dokunurlar…

Oysa ağlamayacaktım artık..Kahvemi yudumlayıp yaşadıklarımı düşünürken, sadece ders alıp güçlenmekti amacım…Bir dağ gibi güçlü olmalıydım…Sert, kaskatı, sarsılmaz… Hâl bu ki içimdeki çocuk deniz gibiydi.Bazen sakin huzurlu, bazen şımarık bir çocuk gibi dalgalı, bazen öfkeli…

İçimdeki çocuğun sesini duymamak için basmıştım radyonun düğmesine…Bilemezdim ki denizin gözpınarlarımdan taşacağını…Bilemezdim ki yaşamanın bu kadar zorlaşacağını…Bilemezdim ki yükümün, gücümü bu kadar aşacağını… Bilemezdim ki….

Her adımımı binbir umutla attım…”Belki “dedim…”Bu kez” dedim…Olmadı…Durdum…Öyle bir durdum ki tunçtan bir heykel gibiyim artık…Dağdan bile kaskatı, aşınmaz , sarsılmaz, bir o kadar da duygusuz…

İçime hapsettim kendimi…Bakın siliyorum gözyaşlarımı…Heykeller ağlamaz değil mi?..İçimdeki “BEN” in çığlıklarını sadece ben duyarım artık…Gözyaşlarını sadece ben silerim…Kalemime sarılır inleriiimm, inlerim… Kan ağlasa da kalemim :


“Ağlamam artık gidenlere
Ağlamam artık bitenlere
Ağlamam artık üzenlere
İhanet edenlere….”
posted by Hayâl at 8:59 PM 4 comments

Salı, Mart 17, 2009

Ömrümün Baharı'na_____



Ömrümün Baharı,

Hayatıma bir kez daha çiçek çiçek açan meleğim...Sana karşı hissettiğim sevgiyi, şefkati, merhameti anlatmak isteyip de , kelimelerimin kifayetsiz kaldığı demdeyim...Kelimeler yetersiz belki...Ama sen, sana her sarılışımda,seni her koklayıp öpüşümde,güzel gözlerine her bakışımda , bunu derinden hissediyorsun eminim.

Ne çok şey öğrendim seni beklerken...Beklemenin ne kadar güzel olduğunu, sabrı, çekilen her türlü sıkıntının sonunun ferahlık olacağını...Ve dokuz ay sonra, seni kucağıma aldığımda her derdin unutulacağını...Cennete ulaşmak gibiydi sana kavuşmak...Hani sonunda cennet olduğunu bilince insan her derde katlanır ya...Hani cennet ucuz değil ya...Sen de benim dünyadaki cennetim oldun ayyüzlü meleğim...

Anneler hep söyler ya :" Anne olunca anlarsın."... Anladım... Sen yaralı gönlümün her derdine dermansın...Gecelerce dilediğim "İmdadıma" emansın...Kendimi toplamam için Rab'den gelen fermansın...

Senin gülücüklerin gönlümün sûruru...Senin varlığın,varlığımın gururu...Sen bana emanet edilip, avuçlarıma bırakılan bir gül yaprağısın...Sen bunca yıldır heba ettiğim ömrümün kârısın...Sen kara kışları yaşayan yüreğimin , taptaze baharısın...Varsın gecelerim uykusuz geçsin...Sen kapkara gecelerin ardından gelen sabahımsın...

"Gönlümün Gülü"nden sonra , en değerli goncamsın...Canımsın, cananımsın, kuzumsun, balamsın...

Meleğim...Bil ki en büyük dileğim, seni Yaradana lâyık bir kul olarak yetiştirebilmek...Allah ve Resulullah sevgisini ruhuna işlemek istiyorum ilmek ilmek...Amacım ikimizin de gurbetini bitirebilmek...Çünkü sen cennetten geldin , gurbet eldesin...Seni sılana kavuşturmak için tüm emeklerim...

Ki...

Belki senin hürmetine Rabbim bana da "GEL " desin...
posted by Hayâl at 10:22 AM 2 comments

Cumartesi, Mayıs 03, 2008

Kırık Bir Kalemin İnlemeleri



" Tek söz etmem , bu sevda vursa beni her yandan
Tanrım beni korusun, benden bıktığın andan
Ne kadar sevsem bile , bir gün olur dünyandan
"Çık" de yeter, çıkarım...Başım gözüm üstüne..."

Bir akşam vakti...Guruba yaklaşmış güneş...Öyle can çekişmekte ki ruhum, vuslatsız sevdalara eş...

Önümde kırılmış bir kalem....Kırık kalbimde ise tarifsiz milyonlarca elem...Hıçkırıklar boğazımda düğüm düğüm... Bu ne acımasızca zulüm...Artık gelmesini hasretle beklediğim tek şey....ölüm...

Yazdıklarıma aldırma sen..Bunlar kırık bir kalemin, can havliyle karaladığı üç beş satır gülüm...

Bu kalem defalarca sustu, defalarca darıldı...Ama her seferinde " Dermanım derdimdir" deyip , yine sana sarıldı...Yazdığı her kelime, hasrete bulanıp, aşkla karıldı...Bil ki ey vefasız; bu kalem ilk kez kırıldı....

Merak etme inlemeleri de biter bir gün ve tamamen susar...Aşkı bilmeyene aşkı yazmak; artık bu kaleme ar !...Evet! Kalem kırıldı ve verildi karar : " Zalim Allah'a havale...Sükût kalan ömrüme kâr! "

Kırık bir kalemin inlemeleri bunlar..Merak etme bunlar da biter ve bir gün tamamen susar !...
posted by Hayâl at 4:35 PM 5 comments

Salı, Nisan 29, 2008

Yangını Alevle Yazdım -2-



Aşk gözlerimden aktı ruhuma...Ruhların yaratıldığı o an, ilk seni gördü gözlerim...İşte bu yüzden sana olan delice özlemim...İşte bu yüzden her daim "Vuslata Hasret" çeker bu garip yüreğim...


Ben o anda sana söz verdim Ey Yâr!..O anda düştü bedenime sönmeyen har!..Sensiz geçen her an ömrüme zarar...Beni bensiz bırak da , sensiz bırakma Ey Yâr!...


Aşk adına ne dökülürse dilimden, senin içindir her çıkan kalemimden ! Senin için severim senden gayrısını...Eğer senden uzak geçirdiysem ömrümün yarısını, iflah eyle Ey Yâr içimdeki nefs sağrısını...


Aşk ruhuma gözlerimden aktı...İşte bu yüzden gözlerim herşeye aşk dolu baktı...Aşkla sevdiğim çok şey, beni bir gün bıraktı...Dönüp sana baktım, vuslat çok ıraktı...Hasretin her daim yüreğimi yaktı...Anladım!...Vuslat için bana düşen, sana layık olmaktı...


Şimdi bana yakınlığını hissedip, sana uzaklığımdan utanmaktayım. Ruhuma dokunan her sevdalı sözü sen sanmaktayım...Her seferinde sevda adına söylenen yalanlara inanıp, aldanmaktayım...Ve gerçekle her yüzyüze gelişimde.....yanmaktayım....Yâr! Bana yakınlığını hissedip, sana uzaklığımdan utanmaktayım...


Yardım et bana!...Mesafesiz mesafeleri kaldırabileyim aradan...Belki kelamım anlamsız, boş ve sıradan. Ama inan !...İnan ki hasretinle her an kan damlar yüreğimdeki yaradan...Duy beni :


İçimdeki yangını vuslatınla söndür
Her yarın kenarından , beni sana döndür
posted by Hayâl at 12:28 PM 3 comments

Cumartesi, Nisan 05, 2008

Ben/de______________

Kökü bende bu sevdanın
Budasan da her yanımı
Kökü bende bu sevdanın
Kessen de can damarımı

Zulmüne boyun eğsem de
Önünde hep eğilsem de
Öldürdün beni desem de
Kökü bende bu sevdanın

Hani toprağıma candın
Hani yaşadığım andın
Gittin ve öldürdüm sandın
Kökü bende bu sevdanın

Kardelenlere imrendim
Zemherilere direndim
Hasret çektikçe bilendim
Kökü bende bu sevdanın
posted by Hayâl at 10:58 AM 7 comments

Pazar, Mart 30, 2008

Yangını Alevle Yazdım -1-




Her yalnız kalışımda
Gözpınarlarımdan dökülüyorsun
Yüreğimdeki alevlere damla damla...

Bu bir yangının hikayesi...Alevlerin, değdiği yeri viraneye değil, gülbahçesine çevirdiği bir yangın hikayesi...

Yer : Gâlu Belâ
Başlangıç Tarihi : Ezel
Bitiş Tarihi : ......
Başlangıç Sebebi : Bir çift söz...Ya da bakışları anlık kesişen, iki yalnız göz...Belki bir saatlik tefekkür...Belki de tefekkürle geçen bir ömür...

Asırlar boyu çözülemeyen bir muamma...Evet, belki çözenler var amma...Çözenleri anlayanlar bir- iki...Leyla ile Mecnun'u , Aslı ile Kerem'i ve dahi Hallac-ı Mansur'u kaç talihli anladı ki...

"Kün!." "Ol" der ve olur...Bu yalnız ve yalnız Allah'a ( c.c.) mahsustur.Eşref-i mahluk hep damla ile başlar bu yangına...Öyle bir yangın ki, damlalar çoğaldıkça sönmez, alevlenir...Bazen damlaya damlaya göl olur, bazen de birdenbire çağıldayıverir...İstidat...Allah vergisi..O (c.c.) , vermek istemeseydi, istemeyi vermezdi...

Kimileri öyle bir yanar ki, bir anda gönlü gül- gülistan olur...Kimileri ise bir türlü alevlenemez ve kendi dumanında boğulur...Dedim ya istidat meselesi...Ve bu da YANMAYI İSTEYENLERE Allah'ın hediyesi...

Bu bir yangının hikayesi...Her İNSAN OLANIN gönlünde,alevlenmeye hazır bekleyen bir kıvılcımın,maya tutmaya hazır gerçek bir sevdanın hikayesi...Bilmem ki anlatmaya gücüm yetecek mi!...Yoksa ilk cümlede, söylemeye can attığım tüm kelimelerim, birdenbire bitecek mi?

Yak yüreğimi ey Yâr!...
Öyle bir yak ki
Cehennem alevlerimden ürksün!...

Ya Rab!... Kalemime ve kelamıma güç ver
Sen bir mücrime bile
Gerçekleri söylettirecek kadar büyüksün!...

" BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM "
posted by Hayâl at 11:09 AM 2 comments